18 Haziran 2020, Perşembe

ALİ EL HEMDAN’IN ÖLDÜRÜLMESİNDE ‘KAZA SÜSÜ’

Ali el Hemdan’ın polis kurşunuyla öldürülmesi sürecini takip eden Avukat Tugay Bek yazdı.

Av. Tugay BEK

Adana’da Ali el Hemdan’ın polis tarafından öldürülmesinden sonra, emniyetten aldığı bilgilerle yetinen medya, “Kaçarken vuruldu. Ayağından vuruldu. Uyarı atışı sonrası kaza sonucu vuruldu” şeklinde haberler yaptı. Bir gün sonra polis memuru “Kasten insan öldürmek” suçundan tutuklandı. Cinayet şüphelisi ve görgü tanıklarının beyanları sosyal medyada yayıldı. Baro, ÇHD ve İHD’den avukatlarla oluşturduğumuz heyet, cinayete dair incelemelerini yapıp raporunu basın ve kamuoyu ile paylaştı. Polis memurunun kasten ve hedef gözeterek Ali el Hemdan’ı göğsünden tek atışla vurduğu netlik kazanınca, medyada yer alan haberlerin gerçeği yansıtmadığı anlaşıldı.

Ortaya çıkan tüm delilere rağmen medya cinayeti işleyen Polis Memuru Fatih Karaca’nın eyleminin kaza olduğundaki ısrarını sürdürüyor. Hürriyet gazetesi, kaynak belirtme gereği duymaksızın yalanlara yeni yalanlar ekliyor.

Hürriyet internet sayfasında “Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan acılı aileye taziye telefonu” başlığı ile bir haber yayımladı. Biz avukatlar, katillerin bir kez daha cezasız kalmaması için, soruşturma devam ederken maksatlı bir şekilde yapılan yalan haberlerin teşhirini yapıp gerçekleri toplumla paylaşmaya devam edeceğiz.

HÜRRİYET’İN YALANLARI VE GERÇEKLER

Yalan 1: “Polisin kimlik sorarak uygulama yaptığını gören Ali el Hemdan, otomobiliyle kaçmaya başladı. Ardından da otomobilden inip ara sokaklarda izini kaybettirmeye çalıştı. Yaşanan kovalamacada polisin ‘dur’ ihtarına uymayan Ali Hemdan El Asani, polis memuru F.K.’nin açtığı ateş sonucu göğsünden vuruldu.”

Gerçek: Cinayet anında Ali el Hemdan’ın yanına olan Hasan isimli arkadaşının beyanına göre; olay günü Ali el Hemdan iki arkadaşı ile birlikte cadde üzerinde gezmekteyken polis memurları tarafından durduruldu. Ali’nin yanında bulunan ve 20’li yaşlarda bulunan gençlere kimlik kontrolü yapılırken, yaşı nedeni ile para cezası kesileceğinden endişelenen Ali, ara sokağa girerek uzaklaşmak istedi. Ali arkadaşları ile kimlik kontrolü için durdurulduğu noktaya yaklaşık 150 metre kadar mesafede yaya iken vuruldu. Ali ve arkadaşlarında otomobil yoktu. Ali’nin önce otomobil ile sonra da yaya kaçtığı Hürriyet’in açık bir yalanıdır.

Yalan 2: “Ali El Hemdan götürüldüğü hastanede hayatını kaybetti.”

Gerçek : Ali El Hemdan, vurulduğu yerde öldü. Sosyal medyada yayınmlanan görüntülerde de sağlık görevlilerinin ambulansa bindirilmeden önce Ali’ye kalp masajı yaptıkları görülüyor. Kalbinden vurulan Ali, ambulans geldiğinde çoktan ölmüştü.

Yalan 3:  “Ali El Hemdan ‘dur’ ihtarına uymayarak kaçması üzerine açılan uyarı ateşi sırasında kazara vurularak hayatını kaybetti”

Gerçek: Ali el Hemdan, dur ihtarı üzerine polise yüzünü döndükten sonra önden ve kalbinden vuruldu. Polis bir el atış yaptı. Ayrıca uyarı atışı yapılmadı. Bizim hukukumuzda veya dünyanın herhangi bir yerinde silahsız, direnç göstermeyen, karşı saldırıda bulunmayan ve kaçmaya çalışmayan birinin kalbinden vurulması kasten insan öldürme suçunu oluşturur. Cinayeti işleyenin polis olması, eylemin hukuki sonucunu değiştirmez.

Hürriyet gazetesi Sorumlu Yazı İşleri Müdürü Ahmet Hakan, köşesinde yayımlanan “Bir çocuğu öldürmenin bahanesi olamaz ramazan” başlıklı yazısında “Ali El Hemdan’ın ‘dur’ ihtarına uymadığı gerekçesiyle vurulduğunu” ileri sürdü. Ahmet Hakan, polis memurunun, oruçlu olduğu için dengesinin kaybedip düşmesi sonucu silahının ateş aldığı yönündeki savunmasına; “Belinde silah taşıyan, eli sürekli tetikte olan güvenlik güçlerimiz, bu tür vahim sonuçlar doğuracak hataların sorumluluğunu ramazana yükleyeceklerse… Hiç oruç tutmasalar daha iyi…” demiş.

Ahmet Hakan, bir yandan Ali el Hemdan’a “Gözyaşı döküp” diğer yandan “Dur ihtarına uymadı ve hata sonucu vuruldu” diyor.

Tüm delillere rağmen hâlâ Ali el Hemdan cinayetine “kaza” demek, katil Polis Memuru Fatih Karaca’nın avukatlığını yapmaktır.  Zaten cinayeti işleyen polis ve avukatının savunması da kaza sonucu ölüm olayının olduğu yönündedir.

Ali el Hemdan’ın “Hukukunun takipçisi olmak” demek, bu olayın kaza değil “Kasten insan öldürme” olduğunu kabul etmekle başlar. Mahkemenin de Hürriyet gazetesi ve Ahmet Hakan gibi eylemi kaza olarak değerlendirmesi halinde, katil Polis Memuru Fatih Karaca birkaç ay içinde serbest kalacak ve görevinin başına dönecektir.

yazı evrensel.net ten alınmıştır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir