18 Haziran 2020, Perşembe

YAŞAM HAKKI VE ADİL YARGILANMA HAKKINA İLİŞKİN SADIK KOÇAK VE DİĞERLERİ BAŞVURUSU

Başvuru No: 2013/841 Karar Tarihi: 23/1/2014

Başvurucu, Şaban KOÇAK’ın askerlik görevini yerine getirdiği sırada intihar etmesi, olay hakkında yürütülen ceza soruşturmasından sonuç alınamaması, idare aleyhine açılan maddi ve manevi tazminat davasında hükmedilen tazminatın yetersiz olmasından bahisle Anayasa’da düzenlenen yaşam hakkı ve adil yargılanma hakkının ihlal edilmesi iddiasına ilişkindir. 

Başvurucular, idarenin askerlikten kaynaklanan zorlu koşullara uyum sağlama, silah kullanma ve kalorifer kazanının zimmetini alma gibi konularda gerekli kontrolleri yapmadığını, bunalımda olduğu çok açık olan bir askerin nöbet saatine 10 saat varken diğer bir askerden ısrarla silah ve mühimmat istemesi ve bu isteğinin komutanlarına bildirilmesi karşısında müteveffanın davranışının öngörülebilir hale geldiğini ve bu şekilde yetkililerin gerekli tedbirleri almadıklarının ortaya çıktığını, buna rağmen yürütülen ceza soruşturmasında sorumlular hakkında kamu davası açılmasından imtina edildiğini beyan etmişlerdir.

Mahkemeni değerlendirmesi, başvuru konusu olayda yürütülen ceza soruşturmasındaki işlemlere bakıldığında, intihar eyleminin gerçekleştiği gün resen soruşturmanın başlatıldığı, soruşturma kapsamında detaylı olay yeri incelemesi yapıldığı, ölü muayenesi ve klasik otopsi işleminin uygulandığı, aynı gün silah sesi üzerine kazan dairesine giden askerlerin, müteveffanın samimi olduğu asker arkadaşlarının, komutanlarının, şarjörünü aldığı askerin, mağdur sıfatı ile başvuruculardan Fatma Koçak ile Sadık Koçak’ın ve tanık sıfatı ile Ali Koçak’ın ifadelerinin alındığı, silahın balistik incelemesinin yapıldığı, tüm bu hususlar değerlendirilerek Şaban Koçak’ın kendi iç dünyasından kaynaklanan ve dışa yansıtmadığı sorunlar nedeniyle geçirdiği psikolojik bunalım sonucunda intihar ettiği gerekçesiyle kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiği, bu karara karşı başvurucular tarafından Askeri Mahkemeye yapılan itirazın reddedildiği, akabinde AYİM’de açılan tam yargı davasında idarenin sorumluluğunun tespit edilerek tazminata hükmedildiği şeklindedir.

AYİM (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi) yargılama sonucunda,  başvuruculardan anne Fatma KOÇAK’a 4.500 TL maddi, 1.450 TL manevi, baba Sadık KOÇAK’a 2.600 TL maddi ve 1.450 TL manevi, kardeşlere ilişkin maddi tazminat taleplerinin reddi ile birlikte her birine 300 TL manevi tazminat ödenmesine hükmetmiştir

AYM, yürütülen ceza soruşturmasında yaşam hakkının usuli boyutunun ihlaline neden olabilecek bir yön bulunmadığı kanısına varmıştır. Başvuru konusu olayda yaşam hakkına ilişkin şikâyetler açısından, kapsamlı bir ceza soruşturmasını müteakip ihlali tespit eden ve makul bir tazminata hükmeden etkili bir idari dava yolu bulunmakta olup başvurucuların mağdur sıfatı ortadan kalkmıştır.

Açıklanan nedenlerle, yaşam hakkı yönünden başvurucuların mağdur sıfatının kalktığı anlaşıldığından başvurunun bu bölümünün kabul edilemez olduğuna karar verilmesi gerekir.

Başvurucuların aleyhlerine hükmedilen vekâlet ücretinin çok yüksek olduğu ve mahkemeye erişim hakkını ihlal ettiği yönündeki şikâyetleri ise, açıkça dayanaktan yoksun bulunmadığı gibi, başka bir kabul edilemezlik nedeni de tespit edilmemiştir. Mahkeme, bu şikâyetler yönünden başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir