27 Ocak 2022, Perşembe

ÖLMEDİĞİ İÇİN CEZALANDIRILAN ÇİLEM DOĞAN’IN VE HAYATINI SAVUNAN TÜM KADINLARIN YANINDAYIZ!

2015 yılının 150. kadın cinayeti olarak kayıtlara geçmekten son anda eşini öldürmek zorunda kalarak kurtulmuş olan Çilem Doğan’a Adana 10. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen 15 yıl hapis cezası Yargıtay’ın 4 Kasım tarihli kararı ile onandı. Böylelikle yargı Çilem’i ölmediği için cezalandırmış oldu.
Çilem Doğan’ın aslında sadece kendi yaşam hakkını savunmak zorunda kalan bir kadın olduğu tüm yargılama boyunca toplanan delillerden ortaya çıkmıştı. Çilem evliliğinin ilk günlerinden itibaren şiddet görmüştü. Dosyada farklı aile mahkemeleri tarafından verilmiş 9 ayrı koruma kararı bulunuyordu. Yine Hasan Karabulut hakkında Çilem’in şikayetleri neticesinde başlatılmış 4 ayrı kamu davası vardı. Çilem, boşanma davası da açmış ancak Hasan Karabulut’un tehditleri nedeni ile davasını geri çekmişti. Ayrıca Hasan Karabulut hakkında çeşitli suçlardan açılmış tam 19 adet soruşturma dosyası bulunuyordu.
Yargılama sırasında Çilem’in anlatımlarının her birinin belgeler ile kanıtlanmasına, meşru müdafaa hükümlerinin uygulanmasının gerekliliğinin açıkça ortaya konulmasına rağmen yerel mahkeme, Çilem’in yakın akrabayı öldürmek suçundan, Mahkeme Başkanının muhalefeti ve oy çokluğu ile 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verdi. Yerel mahkemenin verdiği 15 yıl hapis cezası olaydan 6 yıl sonra, 4 Kasım 2021 tarihinde Yargıtay’ın verdiği kararla onanmış oldu.
Yıllardır gördüğümüz gerçek şu ki; erkekler tarafından işlenen suçlarda devletin tüm mekanizmaları sanıkların en az cezayla kurtulması için işlerken, kadınlara bu şekilde hoşgörü ile yaklaşılmıyor. Şiddet uygulayan erkekler engellenmediği için kadınlar, kendilerini korumak adına şiddete başvurmak zorunda kalıyorlar. Bu dosyada yargılanan bir erkek olsaydı ve “yemek yapmadı, beyaz tayt giydi” gibi bir tahrik gerekçesi ileri sürseydi, yargılanan erkeğin alacağı ceza da Çilem ile aynı olacaktı. Çilem’e verilen ceza hakkaniyetten ve eşitlikten uzaktır. İstanbul Sözleşmesi’nden çıkıldığı ve her gün kadın cinayetleri haberleri aldığımız bu dönemde ölümden kurtulabilmiş bir kadının bu şekilde cezalandırılmasını asla adil bulmuyoruz.
Kadınların erkek şiddetine karşı çaresiz bırakıldığı erkek egemen sistemde, meşru müdafaa kabul edilmesi gereken bir fiilin 15 yıl hapis ile cezalandırılmasını kınıyoruz. DİH olarak; Çilem Doğan davasında olduğu gibi, her zaman kadına yönelik şiddetin karşısında ve hayatını savunan kadınların yanında olacağımızı bir kez daha ilan ediyoruz!
Çilem Doğan Yalnız Değildir! Yaşasın Kadın Dayanışması!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

X
X
X
X