15 Eylül 2022, Perşembe
İbrahim Gökçek

CENAZEYE KATILMAK, TÜRKÜLERİN ÖZGÜRLÜĞÜNÜ SAVUNMAK SUÇ DEĞİLDİR

Grup Yorum üyelerinin yüzlerce gündür konser yasaklarına, sanat merkezlerine ve üyelerine yönelik baskılara, adil yargılama ilkesinin güvenceleri yok edilerek yapılan infaz yargılamalarına karşı açlık grevleri, ölüm oruçları ile duyurmaya çalıştıkları tepkiler görmezden gelinmiş ve ölüme gidişleri seyredilmiştir. Helin Bölek, Mustafa Koçak ve son olarak 323. gününde ölüm orucuna ara veren İbrahim Gökçek’in ölümünün nedeni, otoriter sistem ve siyasallaşmış yargıdır. Demokratik bir ülkede, konser yasakları, kültür-sanat merkezlerine baskınlar olmaz. Demokratik bir ülkede, mahkemeler siyasi muhaliflere karşı engizisyon aygıtı gibi işlemez, adil yargılama ilkesi herkes için adalet güvencesidir. Demokratik bir ülkede, bu talepler için kimse açlık grevi yapmaz ve sorunları çözecek yetkililer seyretmez, bu talepler için insanlar öldüğünde sorumlular aynı görevlerini sürdüremez.

İbrahim Gökçek için Gazi Cemevinde yapılmak istenen cenaze törenine izin verilmemesi,  Cenaze töreninin yapılacağı Cemevine gaz bombaları atılması, Kayseri’de Ülkü Ocakları mensuplarının cenazeye yönelik nefret söylemi ve tehditleri; AİHM kararlarıyla da güvence altına alınan, en eski çağlardan beri insanlığın ortak değerleri olan defin ve yas hakkının çiğnenmesi, ibadethanelerin dokunulmazlığı ilkesinin ihlalidir. Kayseri’de Corona tedbirlerini de ihlal ederek yol kesip tehdit ve nefret suçu işleyen linç grupları ile bu suçu seyreden, Cemevine gaz bombalarıyla saldıran kolluk görevlileri hakkında adli soruşturma açılmalıdır.

Cenaze törenine katılmak suç değil, insani bir görevdir. Aynı zamanda müvekkilleri olan İbrahim Gökçek’in cenaze töreninde bulundukları için meslektaşlarımızın gözaltına alınması ve gözaltında tutulması, avukatlık mesleğinin usulü güvencelerini de açıkça ihlal etmektedir.

Göz önünde nefret suçu işleyen linç grupları, inanç özgürlüğü ve Anayasal özgürlükleri görevi kötüye kullanarak engelleyen kamu görevlileri hakkında soruşturma açmak yerine, türkülerin özgür olması gerektiği paylaşımı yapan Yargıçlar Sendikası Başkanı Ayşe Sarısu Pehlivan hakkında soruşturma açılması da, aynı siyasallaşmış yargı pratiğinin bir yansımasıdır.

Meslektaşlarımız başta olmak üzere, tüm gözaltına alınanlar derhal serbest bırakılmalı, Yargıçlar Sendikası başkanı hakkında açılan soruşturma durdurulmalıdır.  Meslektaşlarımıza, gözaltına alınan kişilere işkence ve kötü muamele niteliğinde cebir uygulayan kolluk görevlileri hakkında soruşturma açılmalıdır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

X
X
X
X